“Rabbin sesini duydum, O şöyle diyordu: ‘Kimi göndereyim? Kim bizim adımıza gidecek?’”
Ve ben dedim ki: “İşte ben, beni gönder.” (Yşa., b. 6, ay. 8*, koyu yazı bize aittir).
Tanrı’nın size özel bir misyon emanet etmesi büyük bir onurdur. Göklerin ve yerin Yaratıcısı, işlerini yapmak için bizi, insanları, kullanır ve bu olağanüstü bir şeydir. Bugün Hz. Meryem’in Tanrı’dan özel bir misyon aldığını hatırlıyoruz.
O, adı Meryem olan genç bir kadın, Yusuf adında bir adamla nişanlıdır. Muhtemelen günlük işlerini yaptığı sıradan bir günde, ansızın bir melek karşısına çıkar. Melek ona, “Sevin, lütuf bulmuş olan!” dediğinde, metinden anlıyoruz ki bu Meryem’i şaşırtır (Luka, b. 1, ay. 28 - 29*). Meleğin ona bildirdiği mesaj da onu daha az şaşırtmamış olmalı: “Korkma, Meryem, çünkü Tanrı yanında lütuf buldun; ve işte hamile kalacak, bir Oğul doğuracak ve O’na İsa adını vereceksin. O büyük olacak ve Yüceler Yücesi’nin Oğlu diye anılacak, Rab Tanrı O’na babası Davut’un tahtını verecek, Yakup oğulları üzerinde sonsuza dek hüküm sürecek ve O’nun krallığının sonu olmayacak” (Luka, b. 1, ay. 30-33*).
Tanrı’nın, dünyanın Kurtarıcısı’nın kendisinden doğacağını belirlediğini öğrendiğinde hissettikleri ne olursa olsun, o sadece şöyle der: “Tanrı’nın önünde eğiliyorum. Sözün üzerine olsun” (ay. 38*, koyu yazı bize aittir). Meryem kabul etmeseydi, Tanrı bir başkasını kullanırdı, çünkü O her zaman amaçlarını gerçekleştirir ama bizlerin de onlara katılmamızı ister.
[Nişanlısının tepkisi gibi] tüm zorluklara rağmen, Tanrı’nın önünde alçakgönüllü ve itaat etmeye hazırdır. Meryem’in oynadığı rol eşsiz ve tekrarı olmasa da, Tanrı şüphesiz bizi de planlarına dahil etmek ister.
Tanrı'nın sizi çağırdığı misyon ne olabilir? Bu anda sizi, özel bir şey için kullanmak istemiyor mu?
*İncil alıntıları İncil, orijinal dillerden yeni çeviri © Bulgar İncil Cemiyeti 2013’den alınmıştır